3 ARALIK DÜNYA ÖZÜRLÜLER GÜNÜ’NÜN ARDINDAN…
Yazarın ilk şerhi, özürlü ve sakat kavramı yerine –engelli- tanımlamasını kullanmaktır.
Ve herkes "Potansiyel engelli adayıdır." Kimse kendisi için "sakat" sıfatını istemez.
Geçtiğimiz haftaya düşen, 3 Aralık, Dünya’da Engelliler Günü olarak; günü birlik olsa da hatırlanmakta ve hamasî sözlerle geçiştirilmektedir. Her önemli meseleyi geçiştirdiğimiz gibi!
Engelli oluşu kader olarak tanımlanmazdan önce irade-i cüz-inin yapacağı şeyler yok mudur ?
Elbette vardır.
Türk Tabipler Birliğinin yapmış olduğu açıklamalarda bilindiği gibi;
engellilik nedenleri: Doğumsal ve genetik bozukluklar, annenin fötüsü etkileyebilecek sağlık sorunlarının olması, doğum sırasında ortaya çıkabilecek sorunlar veya doğumdan sonra geçirilen hastalıklar ve kazalardır.
Bütün bu süreçlerde hekimlerin, gerek engelliliğin önlenmesi ve gerekse engelli kişilerin sağlık sorunlarına çözüm üretilmesi ve rehabilitasyon programlarının başarı ile gerçekleştirilmesi noktasında son derece önemli bir görev üstlendikleri yadsınamaz.
İşte bu açıklamalardan yola çıkarak engelli çocukların doğumuna tedbir alınabilir.
***
Buna rağmen engelli doğum ve sonradan oluşacak bir engel hâli meydana gelirse işte bu nokta aile,yerel idare ve merkezî idareye önemli görevler düşmektedir.
Hemen şunu belirtmekte fayda görüyorum:
"Acımak çözüm değildir."
İlçemiz açısından;yerel yönetim ve mülkî idarelerin rehabilitasyon sürecinde özellikle maddi boyutu yüksek yardımlarla, tekerlekli sandalye,akülü araçlar vs. temini yoluna gitmesi gerekmektedir ki, bu yapılıyor fakat hakkaniyet ilkesi çerçevesinde hızlandırılmalıdır.
Şehir içi ulaşım hizmetlerinde,bu durum göz önüne alınmalıdır.Kaldırım,bordür taşı vs. düzenlenmeleri buna uygun yapılmalıdır.
Ve istihdam olanakları için yasal düzenlemeler iyileştirilmelidir.
İş yaşamında kontenjan ayrımı olsa bile idari para cezasının istihdam maliyetlerinden düşük olması sebebiyle iş verenlerin kontenjanları doldurmak yerine idari cezaları verdiği gözlenmektedir.
Bu da soruna çözüm olmaktan uzaktır.
Son sözüme ulaşırken ‘’Zihnimizdeki düşünce engellerini kaldırarak her an engelli birine dönüşebileceğimiz göz ardı etmemeliyiz’’
Bunu için fert olarak uzuvlarımız sağlıklı iken çevremizde bulunan engelli yararına derneklere üye olarak,bizatihi yardım ilkesinden hareketle toplumsal dayanışma örneğimizi artırmamız gerektiğini derkenar ederim.
Ve yazımızı TSD Nevşehir Şube Başkanı Sn:Ekrem Altıntaş’ın şiirinden bir dörtlükle sonlandırıyorum.
Eğitilsin iyi yetiştirilsin,
İstiyoruz iş verilsin sakata.
Acımak değil de çalıştırılsın,
Emeğiyle iş verilsin sakata.
YAHYA İNCİK
www.camliyayla33.com
YAZARA AİT YAZI ARŞİVİ
> 3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ’NÜN ARDINDAN... (07.12.2009)
> KALEDEN BAKIŞ (03.12.2009)
Yazar Ahmet TURGUT
- 07/12/2009 02:48
| 1 Yorumlar ·
1153 Okuma ·
|
|